Son gezinti
Uzaklardan gecenin bir vaktinde daracık sokakların birinden bir gölge geliyor. Hava sessizlik hissiyatını sanki tüm mahalleye bildirmiş gürültü yapılmasına izin vermiyor. Gölge gittikçe büyüyor ve önce karaltı haline ardından da bir adam şekline bürünüyor. Ben diye bir söz yükseliyor standardın üstünde bir sesle bu ses sanki havanın kasvetine anarşist bir biçimde yaklaşıyor ve sessizliği bozuyor. Aynı zamanda çöp kutusunun yanındaki cılız 2 kedi de irkilip hızla uzaklaşıyor sokaktan. Ben dedi daha alçak sesle adam “iyi adamım ben, iyiyim.“ gözünden damlalar akmaya başladı. “ben iyiyim herhalde, diğer insanlar çok kötü… Ben” dedi ve artık gözyaşlarına teslim olup rahatça düşmelerine izin verdi. “kötü değilim ben benden daha kötüleri var.” diyerek sürdürdü lafını ama bu sefer bu sözü kendisini hiç tatmin etmedi… Sürünürcesine yalpalayarak banka çöktü. Kafasının üst tarafı kel yan tarafları ise siyahtı. Beyaz ince bir üst giymişti üstüne de siyah bir hırka atmıştı ayakkabılarının ...