Tahammülsüzlüğüm

Kentin üstünde gri bulut, altında kara karga 

Mahşer yeri nefret dolu kargaşa 

Gör nasıl ruhları iplere bağlı 

Kes koşuşturmayı dur seyret aldırma 


Şimdi bana bu tahammülsüzlüğümü anlat 

Onca ahmağı nasıl idare ederim 

Müsaade et yırtayım içimi beni baştan yarat

Saçlarımı yolayım sökülsün dişlerim belki kurtuluşa ererim


Nasıl bir cefaya mecbur bırakılmışım

Dermanım derdimden büyük günaha yol açmakta

Daha büyük lanet yok kendi içime sıkıştırılmışım 

çığlıklarım saplanıp da bedenime sanki sur olmakta


Ölmek bile kurtarmayacak yakamı bu kömür ellerden 

Sıksam mermiyi en ince yerime delip geçmeyecek 

Paramparça yıkılsa bedenim çamurun üstüne 

Dudaklarımdan “yaşamak kelimeleri” dökülmeyecek


Anlat bana bu tahammülsüzlüğümü “neden” yeniden anlat 

Nefes almak nedir, gökyüzüne bakıp nasıl güleyim 

Bir parça tohum ek yüreğime beni yeniden yaşat 

Güzel bir anı gibi çök içime, nasıl tekrar severim

Yorumlar

  1. Kalemini daha da geliştirmişsin,bu şiir güzel ve kaliteli bir geri dönüş olmuş.Emeğine sağlık:)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar